Türkiye’nin sınır bölgelerini yanına hiç para almadan bisikletle dolaşacak olan Hasan Söylemez 11 Temmuz Pazar günü İstanbuldan yola çıktı ve şu anda Amasra'dan Sinop'a doğru yol alıyor.
40 il gezerek yaklaşık 10.000 km yol yapacak Hasan Söylemez, gittiği yerlerde parası olmadığı için yiyecek karşılığında çalışmak istiyor ve güvenli bir yer bularak çadırda konaklıyor, bölgenin yerel halkıyla sohbetler edip onlarla vakit geçiriyor.Kaldığı yerlerde notlar alıp, fotoğraflar çeken Söylemez haftalık olarak bunları www.hasansoylemez.com adlı web sitesinde yayınlıyor. Gittiği bazı şehirlerde fotoğraf sergileri açıcak olan Hasan, son olarak Karadeniz, Doğu, Güneydoğu, Akdeniz ve Ege bölgelerinde sergilenen bütün fotoğrafları İstanbul'da toplayarak 'Bisikletle Türkiye Turu' adı altında büyük bir fotoğraf sergisi düzenleyecek.
"Mutluluk paylaştıkça gerçektir"
İki yıldır böyle bir projeyi gerçekleştirmenin hayalini kurduğunu belirten Hasan Söylemez askerden döndükten sonra çalışmaya başladığı gazetedeki işini bırakarak hayalinin peşinden gitmeye karar verir. Söylemez projeye nasıl başladığını şöyle anlatıyor:
‘’Çoğumuz kitaplarda ve gazetelerde dünyayı gezerek hayatın ve mutluluğun gerçek anlamını arayan bazı kişilerin hayat hikâyelerini okumuşuzdur. Aslında mutluluğun ve hayatın gerçek anlamlarını anlayabilmek için öncelikle yaşadığımız ülkenin insanlarını tanıyabilmeli ve onlarla iç içe olup nasıl yaşadıklarını ve her şeye rağmen nasıl mutlu olabildiklerini anlamalıyız. Çünkü hayatın gerçek anlamı; bütün zorluklara rağmen mutlu olmayı başarabilmektir. Mutluluk ise paylaştıkça gerçektir. Ülkemizde paylaşılmayı bekleyen o kadar çok sıra dışı, hüzünlü, mutlu, ve güzel hikayeler var ki hepsi birbirinden etkileyici ve ders niteliğindedir. İki yıldır bütün bunları videolar, fotoğraflar ve yazılarla belgelemenin hayalini kuruyordum. Askerden döndükten sonra çalışmaya başladığım gazetedeki işimi bırakarak bu hayalimi gerçekleştirmek için hemen hazırlıklara başladım. Aslında hazırlanmak için fazla bir şeye de ihtiyacım yoktu. Çünkü yola parasız çıkacaktım. Yola parasız çıkmamdaki amaç ise, insanları daha yakından tanıyıp anlayabilmek ve daha iyi bir iletişim kurabilmek için onlara her anlamda ihtiyacımın olması gerekiyordu. Onların yaşam tarzlarını, kültürlerini ve hayata bakışlarını ancak onlar gibi çalışarak ve onlar gibi yaşayarak anlayabilirdim. Cebinizde para olduğu zaman uçakla veya otobüsle bir turist gibi giderek bunları gerçekleştirmeniz imkânsızdır. O insanları tanısanız bile eksik tanırsınız ve gerçek amacınıza ulaşamazsınız. Bu nedenle gezi bitene kadar parayı kendi hayatımdan çıkarıyorum.
"Bisikleti doğaya daha saygılı bir ulaşım aracı olduğu için tercih ediyorum"
Bu yolculukta bisikleti tercih etmemin nedeni ise bisikletin doğaya daha saygılı bir ulaşım aracı olmasından kaynaklanıyor. Biliyorsunuz küresel ısınmanın en büyük nedenlerinden biri de fosil yakıt tüketimidir. Fosil yakıt tüketimi arttıkça hava kirliliği de artarak doğaya ve çevreye geri dönüşü olmayan kalıcı zararlar veriyor. Bunun önüne geçebilmek yine bizim elimizdedir. Çevreye hiçbir zararı olmayan ve ulaşımda da büyük kolaylık sağlayan bisikletin, artık karne hediyesi olarak çocuklara alınan bir oyuncak olmadığının, hem sağlık açısından hem de doğaya en saygılı ulaşım aracı olduğunun anlaşılması gerektiğine inanıyorum.