Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

O fotoğraftaki adam GerzeHaber'de

O fotoğraftaki adam GerzeHaber'de

14 Nisan’da Anıtkabir’de askerin gözyaşlarını silen Şükrü Ergün, GerzeHaber’i ziyaret etti

20 Temmuz 2010 17:47
font boyutu küçülsün büyüsün


 14 Nisan 2007’de Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen “Cumhuriyet Mitingi”nin sembol fotoğrafı Gerzeli Şükrü Ergün’ün  Anıtkabir’de nöbet tutan askerin gözyaşlarını mendille sildiği o kareydi.

 Vatan foto muhabiri Burak Kara’nın özel fotoğrafı yüzbinlerce insanın katıldığı mitingin en akılda kalan görüntüsü olmuş ve Türk Medyasında geniş yer bulmuştu.

Mustafa Yoğurtçu/GerzeHaber



Fotoğraftaki kişi, 62 yaşındaki emekli resim öğretmeni Gerzeli Şükrü Ergün’dü.

 

 

 

Şükrü Ergün, ilçemiz Hacıselli Töngel Sokağı Köyü’nde doğmuştur. İlkokulu Hacıselli’de, ortaokulu Gerze’de, liseyi de Çorum Öğretmen Lisesi’nde okuduktan sonra,  Gazi Eğitim Endüstrisi Resim-iş Bölümü'nden mezun olmuştur. Uzun yıllar öğretmen okullarında görev yaptıktan sonra 1994 yılında emekli olan Ergün, ülkenin çıkarlarına paralel her türlü faaliyete katıldığını anlattı. Ergün, Hacıselli Köyü Derneği, Kağıthane Sinoplular Derneği,  Beylikdüzü Sinoplular Derneği ve Sinop Dernekler Federasyonu’nun  üyesi olduğunu belirtti.

 

 

 

Şükrü Ergün, yazmış olduğu şiirlerden yanında getirdiklerini bizimle paylaştı. GerzeHaber olarak Şükrü Bey’e,  bu şiirleri okuyucularımızla da paylaşma teklifinde bulunduk.

Ergün, bundan  memnuniyet duyacağını ve şiir yazmaya devam edeceğini söyledi.

GerzeHaber olarak Şükrü Ergün’e teşekkür ederiz.

 

İŞTE ERGÜN’ÜN ŞİİRİ

 

SÖYLESENE ANNE

 

Terör kurbanı bizler      

Her rütbeden asker, polis, koruyucu

İşçi, köylü, esnaf, çiftçi, kadın-erkek, çoluk-çocuk,

Ormanda, iş yerinde, hayvan peşinde ya da yolcu.

Bombayla, mayınla ya da kör kurşunla,

Ya gazi olduk ya da şehitsiniz dediler.

Peki düşman kim, nerede? Söylesene anne!

Bizler Niğdeli, Kayserili, Diyarbakırlı, Mardinli, Mersinli, İzmirli, Samsunlu, Edirneli, Erzurumlu, Gaziantepli, Kahramanmaraşlı, Çanakkaleli,

Niye birbirimizi, kardeş kardeşi vuruyoruz? Yazık değil mi? Söylesene anne!

Ben yeni gittim askere, benim üç gün vardı terhisime.

Ben nişanlıydım, düğün yapacaktım dönünce, koklayıp Saramadım ince belini yavuklumun yeterince.

Benim üç aylıktı bebem, ayrıldık yüzünü bile göremeden.

Ben iki çocuk ve genç bir eş bıraktım.

Ben altı kişilik aileme bakacaktım.

Niye ayrıldık? Söylesene anne?

Benim iki gözüm yok, karardı dünyam birdenbire.

Benim ellerim, benim kollarım yok! Sarılıp dokunamıyorum Eşime, bebelerime.

Benim ayaklarım, benim bacaklarım yok! Çocuğumla dışarıda Top oynamak istiyorum, yapamıyorum.

Kahroluyorum anne!

Ne kadar anlayışsız olmuş insanlarımız! Bırak gaziliği, insanlığı Unuttuk!

Söylesene, bize neler oluyor anne?
"Devlet; ana gibidir, devlet; baba gibidir." derdin hep.
    

Öksüz ve yetim kaldım. Devlet anam devlet babam neredeler anne?

Bana börekler yapar, çay demlerdin! Konuşur sabahlara kadar, derteleşir, benimle ağlar, benimle gülerdin. Uyursam üstümü örter, terlersem terimi siler, hastaysam ilacımı verir, başucumdan ayrılmaz, duanı eksik etmezdin.

Ben senin gibi devlet, senin gibi önder istiyorum. Ne olur beni başsız ve yalnız bırakma anne!

Sürümü otlattığım yaylam, gölgesinde dinlendiğim orman, suyunu içtiğim pınarım, fabrikamız, bankamız.

limanımız, telefonumuz, medyamız düşmana satılmış.

Niye sattırdınız? Biz o kadar düştük mü? Söylesene anne!

Dürüst, temiz, namuslu, yalan söylemeyen, sözünde duran!

Ayrıcalığı, dokunulmazlığı olmayan, yetimin, fakirin, mazlumun hakkını koruyan,

Herşeyini bizimle hakça paylaşan-paylaştıran,

Bizi aşsız-işsiz bırakmayan, çalmayan-çırpmayan, kul hakkı yemeyen,

Uşak değil, topluma örnek olan meclisimiz nerede?

Hasretim anne!

Yanlış yaptığımda doğruyu gösteren, cezamı veren, Doğru yaptığımda ödüllendiren, hakkımı koruyan! Kanun adamları, öğretmenlerim nerede?

Niye herkes sus-pus, kötüler egemen olmuş? İyiler nerede? Söylesene anne!

O'nu en çok koruyan Amcasını öldürüp, ciğerlerini yiyen müşrikleri bile affeden Hz. Muhammed gibi, "Ne olursan ol, yine de gel." Diyen Mevlana gibi,

Kaçarken İzmir'i yakıp-yıkan Yunan'ın bayrağını bile! "O bir milletin onurudur." Diyerek çiğnemeyen Mustafa Kemal gibi,

Daha çok insanı-insanlığı düşünen, affedici, inançlı bir önder arıyorum.

Hani nerede? Söylesene anne!

Kan ve gözyaşlarıyla suladığımız bu topraklarda

Düşmana değil de bize saygı duyan, bizi sevip koruyan,

"Vatanı, namusu, özgürlüğü, bağımsızlığı korumak zamanıdır! İşte düşman, ileri!" diyen bir emriyle, bin kez ölmek istediğim,

O güzel, o güvenilir komutan nerede? Söylesene anne! Lanet olsun teröre!

Lanet olsun bizi bu duruma düşürenlere! Ben onlara kanımı, canımı, hakkımı helal etmiyorum, edemiyorum.

Kusura bakma anne!

Ben Mehmet'in, Mehmetçiğin, sana söz veriyorum.

"Şanlı bayrağımız hep yüksekte olacak, hiç inmeyecek" diyorum.

Seni hasretle kucaklıyorum.

Ellerini, ayaklarının altını öpüyor, öpüyor, öpüyorum.

Duanı eksik etme, hakkını helal et sevgili anne.

 

 








Bu haber 1,155 defa okundu.

yorumlayorum ekle


Yorumlar (2)
  • yasemın / 21 Temmuz 2010 00:19

    keşke herkes böyle olabılse amcamın allah guln yuzunu hıc soldurmasınn allah ömrunu uzun etsınn
  • özlem / 20 Temmuz 2010 19:40

    askerin gözyaşlarını silen elleriniz dert görmesin hocam.







Anket

12 Eylül'de yapılacak Halkoylamasında hangi oyu kullanacaksınız?

  • Evet diyeceğim
  • Hayır diyeceğim
  • Oy kullanmayacağım



   [ sonuçlar için tıklayın ]



floating kodu