Açılım, toplum psikolojisi yeterince hesaba katılmadan, basın önünde yapılan bir şova dönüştü.
Böyle davul zurna çalarak, Türk milletiyle alay edercesine açılım yapılmaz. Önce güzel bir alt yapı hazırlanmalıydı. Bazı komiteler oluşturulup, bu komiteler karşıt görüşleri bir süreç içinde bir araya getirerek bir aşama kaydedilmesi gerekirdi. Bu süreç gayri resmi diplomasi şeklinde başlamalıydı. Ama medya önünde gerçekleşen bir şova dönüştüğü için herkes kendi grubuna mesaj göndermeye çalıştı.
Çok uzak değil, daha geçenlerde pkk’lı grup ülkemize davul zurnayla girdi. Hem de zafer kazanmış bir edayla içeri girdi, aslında zafer kazanmışlardı. Sen Türk askerine kurşun sık, askerlerimizi şehit et, Türk topraklarına oynayarak, gülerek gir. Bu bence büyük bir zaferdir. Türk toplumu yine de soğukkanlı davrandı. Ama bu nereye kadar gidecek. Daha önceki yazımda da büyük harflerle yazmıştım bir daha tekrarlıyorum,” BİRİ BUNLARA DUR DESİN, YOKSA TÜRK MİLLETİ DUR DİYECEK” demiştim. Baştaki piyonlar ya adam gibi vezir olsunlar ya da vezirliği Türk halkına bıraksınlar. Sayın Başbakan açılım için sanatçıları propaganda
yapsın diye kullanılıyor.
Bende sizlere soruyorum;
Peki sanatçı açılımı toplum psikolojisini değiştirir mi?
Yazımı okuyan herkesten ricam bu sorunun cevabını versin. Ben, HABUR sonrası hükümetin ders alacağını tahmin ediyordum. Ama hükümet ders almadı. Bence süreç hala bir şov tarzında yürütülüyor. Bu iş sanatçılarla, sporcularla yapılacak bir iş değil. Sanatçılar açılım yapamaz. Onlar ancak propaganda aracı olarak kullanılabilirler. Toplum algısını yönlendirme bakımından kullanılmak isteniyorlar. Ama bu da sonuç vermez. Çünkü sanatçılar halktan farklı bir kısmı temsil ediyor. Aslına bakarsanız, halk, sanatçılardansa başbakanı kendine daha yakın görüyor. Başbakanın, sanatçılara göre biraz daha samimi bir imajı var. Bu nedenle sanatçılar propaganda dışında bir fayda sağlamaz.
Bir an önce bu şovdan vazgeçelim ki var olan değerlerimizi kaybetmeyelim.