Kiminin gözü böbreğimiz de, kiminin gözü ciğerimiz de. Kiminin gözü dalağımız da, kiminin gözü beynimiz de. Kiminin gözü toprağımız da, kiminin gözü yüreğimiz de.
Ey sevgili milletim senin gözün nerde?
Bir lokma ekmeğe, bir anlık şöhrete, bir ton kömüre, bir paket erzaka daha ne zamana kadar göz yumacağız bizden çalınanlara?
Bütün vücudumuz dört bir taraftan didik didik deşilirken daha ne kadar iltifat edeceğiz bize ikram edilen uyuşturuculara?
Bu uyuşturucuları reddedip bütün milletin sancısını kendi vücut ülkesinde yaşayan; bu işkencelere isyan edip milletin önüne geçip onu ayıktır maya çalışan, bu milletin gerçek evlatlarına ne zaman sahip çıkacağız?
Gemisini yürüten kaptan, koyun olup kendi bacağından asılan, komşusu aç iken tok yatan, kendi çanağındakine bakmadan gözü komşusununkine takılan, ayranı yokken içmeye gözü en lüks otomobillerde olan, asgari ücretle çalışıp en pahalı telefonları taşıyan, işçisine asgari ücreti bile vermediği halde ay sonu o ayki maaşını bile vermeyen bu insafsızlıklardan, bu vicdansızlıklardan, bu hesapsızlıklardan, aymazlıklardan ne zaman ayılacağız biz?
Herkes kendi penceresinden bakıyor dünyaya.
Zannediyoruz ki tek pencere burası ve herkes de oradan bakmak zorunda...
Böbrekler, ciğerler, yürekler pazara çıkmış, sakatat pazarına dönmüş alem. Vücudumuz da tek bir organımız bile kalmamış, dolaşırken sakatat pazarında, kendi ciğerimize müşteri olmuşuz, değiliz farkında.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Dr. Şenol ŞENSOY
drsensoy@gmail.com